Türk Pop Müziği
Türk Pop Müziği

KENAN DOĞULU’DAN BEBEK AÇIKLAMASI!

Kenan Doğulu verdiği röportajda samimi açıklamalarda bulundu!

13 Şubat 2017 - 12:36 'de eklendi A+A-

KENAN DOĞULU’DAN BEBEK AÇIKLAMASI!

Kenan Doğulu, Beren Saat’le tanışma hikâyesini, nasıl evlenme teklif ettiğini ilk kez Hürriyet Gazetesi’nden Hakan Gence’ye anlattı.

Kenan Doğulu, aşkı en güzel anlatan sanatçılardan… Yıllardır şarkılarında hem aşkın en heyecan verici hallerini hem ayrılığın yakıcı hüznünü konu ediyor. “Aşka hizmet etmek üzerime vazifeymiş gibi geliyor” diyen Doğulu’nun kalbinde hepimizin yakından tanıdığı bir isim var; Beren Saat. Doğulu ve Saat, Türkiye’nin rüya çiftlerinden…

Evliliklerini gözlerden uzakta yaşamayı tercih eden ikilinin ilişkileri her zaman merak konusu. Kenan Doğulu’yla 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Zorlu PSM’de vereceği ‘Aşk’a Şarkılar’ konserinden önce bir araya geldik, aşka ve evliliğe bakışını, Beren Saat’le yaşadığı aşk hikâyesini, müziği ve Türkiye’yi konuştuk.

‘Aşk Oyunu’, ‘Aşk ile Yap’, ‘Ex Aşkım’, ‘Aşk Tanrısı’, ‘Aşk Kokusu’, ‘Aşkım Aşkım’ gibi onlarca aşk şarkısı yazdınız… Aşktan çok mu çektiniz? – Tam tersi, hep aşktan beslendim. Aşk için şarkı yazmaktan bütün hücrelerimle keyif alıyorum. Aşka hizmet etmek üzerime vazifeymiş gibi geliyor. Aşkla yatıp aşkla kalkıyorum ve bundan çok mutluyum.

Sizin ‘aşk’ tanımınız ne? – Aşk gökyüzünde yürümek gibi… O özgürlük hissi, ayakların yere basmayışı, inanılmaz bir enerji… Aşka; birçok şeyi unutturan, insanı tekrar kendini sevmeye programlayan, çok önemli bir vitamin gözüyle bakıyorum. O ‘göz güldüren haller’ insanın çevresine çok büyük bir pozitif enerji yaymasına sebep oluyor. O yüzden aşk, benim için olmazsa olmaz.

Zaman içinde bu konudaki düşünceleriniz değişti mi? Mesela 20 yaşındayken aşk sizin için ne ifade ediyordu, şimdi ne ifade ediyor? – 20 yaşında biraz daha heyecan verici bir yan etki gibi görüyordum. Şimdi yemek yemek, su içmek kadar önemli geliyor.

Yıllar içinde insanların aşka bakışı değişti mi? – Artık her şey çok hızlandı, seçenekler çoğaldı. Romantizmimizi kaybettik. Kablolar hayatımıza girdiği andan itibaren çiçekler azaldı…

Nasıl yani? – İletişim çağıyla insanların birbirine ulaşması, birlikte hareket edebilmesi kolaylaştı. Eskiden; internet yokken ve sosyal medya kanalları bu kadar gelişmemişken, küçücük bir mahallede, küçücük bir apartmanın sakinleriyken, insanlar biraz daha ‘kapalı kutuydu’.

Biraz daha kirletilmemiş duygularla, bozulmamış hissiyatla yaşıyorlardı aşklarını. Şimdi gençler daha fazla göz önünde olmayı tercih ediyor. Gizem azaldı. Sevgilini alıp tatile çıktığında hiç fotoğraf paylaşmamak bugünlerde çoğu insanı tatmin etmiyor.

Ona altı kere evlenme teklif ettim, altı yüzük verdim Sahilde, yemekte, konserde, sinemada… Hepsinde ‘Evet’ dedi Eşinizle yaşadığınız aşkın detaylarını hiç anlatmadınız. En başa dönelim… Nasıl tanıştınız? – Benim evimdeki bir yılbaşı yemeğinde… Ortak bir dostumuz sayesinde… Planlanmamış bir buluşmaydı.

Daha önceden hayranlık duyduğunuz bir isim miydi? – Beren’i beğenmemek mümkün değil. Hakkında ne zaman konuşulsa -onu tanısan da tanımasan da- insanı heyecanlandıran bir dünya duruşu var. Ama aklımda öyle bir şey yoktu. Tabii tanıdıktan sonra bambaşka…

Ne oldu? – İki çift laf ettiğin zaman etkisi altında kalmamak mümkün olmuyor. Neydi sizi ilk çarpan? – Beren’le tanıştığım an ‘âşıklık sistemim’ tamamen çöktü, hatlarım kilitlendi. Aklım uçtu!

Vay canına… Peki aklınızı uçuran kadına nasıl evlenme teklif ettiniz? – Altı kere evlenme teklif ettim. Gerçekten mi? – Evet. Çeşit çeşit yerlerde; sahilde, yemekte, konserde, sinemada… Altı yüzük verdim.

‘Evet’ cevabını alana kadar mı uğraştınız? – Yok. Hepsinde “Evet” dedi. Zaten evet diyeceğini bildiğimiz bir aşamasındaydık ilişkinin.

Gece hayatını seven, etrafında sürekli kadınlar olan bir popstar için evlendikten sonra hayat ne derece değişti? – Bizim ilişkimiz normal ilişkilerden farklı. İkimiz de çok renkli kişilikleriz. Beren zengin bir botanik bahçesi gibi… İçinde çeşit çeşit çiçekler açıyor. Bu yüzden o, her gün tekrar âşık olmanın mümkün olduğu bir kadın. Ben de her gün ona âşık oluyorum.

Öyle güzel anlatıyorsunuz ki… İnsan hâlâ böyle tutkulu aşklar kaldı mı diye düşünüyor… – Tutku olmadan aşk olmaz. Birbirini oluşturan renklerin ve çiçek bahçesinin güzelliği orada. Hem güvendiğin, hem sevdiğin, hem inandığın, hem eğlendiğin biriyle romantizmi aynı sıcaklıkta tutabilirsin.

KAYBETME KORKUSU AŞKI DAHA GÜZEL BİR HALE GETİRİYOR Yıllar önce bir röportajınızda evlilikle ilgili; “Mesele şu: Korkuyorum. Çünkü evlilikler hep çatlak ve etrafımdaki herkes boşanma sevdasında” demişsiniz. O korkuyu nasıl üstünüzden atıp nikah masasına oturdunuz?

O korkuyu hiçbir zaman yenmedim, yenemedim ve yenmekte istemiyorum. Çünkü kaybetme korkusu aşkı daha güzel hale getiriyor.

Evlilikle birlikte yaşam tepetaklak oldu mu? – Hayır. Biz Beren’le çok iyi anlaşan bir çiftiz. Neredeyse tanıştığımız andan beri hiç ayrılmadık. Zaten evlenmeden önce de bir süre birbirimizi denedik.

Hangi konularda? – Aynı evde yaşayabiliyor muyuz? Aynı odaya sığabiliyor muyuz? Aynı çevrede olabiliyor muyuz? Birlikteyken dünyayı unutabiliyor muyuz? Olduğumuz halimizden memnun ve mutlu muyuz? Paramız pulumuz olmasa da huzurumuz, neşemiz yerinde olabiliyor mu? Birlikte ağlayabiliyor muyuz? Bunları test ettik, denedik, onayladık. Ondan sonra da evlendik. Bu yüzden hayatımızda çok ciddi değişimler olmadı.

Peki sevdiğiniz kadın yanınızda olunca şarkı sözlerinde aşkı anlatış biçimi değişiyor mu? – Beren de en az benim kadar romantik ve bir o kadar da iyi bir edebiyatçı. Biz bazen aynı evin içinde, ayrı odalarda birbirimize şiirler yazıyoruz. Yazdığımız karşılıklı yüzlerce şiirimiz var. O benim yazma heyecanımı ve tutkumu takdir ediyor, ben de onun yazım gücüne ve kabiliyetine hayranım.

O yüzden şarkılarımda, yakınlıktan kaynaklı bir alışmışlık duygusu doğmadı. Her zaman birbirimize aynı mesafede durarak o dengeyi hep sağladık.

Şu an yaşadığınız aşk, bir renk olsa ne olurdu? – Bugüne kadar resmedilmemiş, sınırsız bir renk. Bizim aşkımız; hüznü maviyle, ateşi kırmızıyla, mesafeleri sarıyla, saflığı beyazla, güveni lacivertle tanımladığım, bütün bu renklerin karışımı olurdu.

ARTIK DIŞARIYA GÖZÜM KAPALI Gazeteciler sürekli peşinizde. Evliliği; çıkan haberlerden, dedikodulardan korumanın sırrı ne? – Artık çıkan haberlere gülüp geçiyoruz. Ben bazen evde ‘Televole’ muhabiri gibi seslendirmeler yapıyorum.

Yine de gittiğimiz yerin huzurunu kaçırmamak adına elimizden geldiği kadar izole yaşamaya çalışıyoruz. Gizli yerlerimiz, görüştüğümüz kısıtlı sayıdaki arkadaşlarımızla kendi dünyamızdayız.

Eşinizin rol aldığı işlerde öpüşme sahnelerini kıskandığınız yazıldı, çizildi. İşin aslı ne? – Öyle bir şey yok. Hiçbir zaman olmadı ve olmaz. Beren’in de benim de mesleğimiz belli. Benim kliplerimde, onun projelerinde elbette partnerlerimiz olacaktır. İkimiz de duyguyla ilgili işler yapıyoruz

ÇOCUKLA ILGILI ACELEMIZ YOK Baba olmak istiyor musunuz? – Evet, ikimiz de çocukları çok seviyoruz. Ama bu konuyla ilgili bir çabamız, acelemiz yok. Bu kadar çok dedikodu içerisinde kendimizi rahatsız hissediyoruz. Şu an birbirimizle çok güzel vakit geçiriyoruz. Dünyanın çeşitli yerlerinde festivallere, eğlenceli tatillere gidiyoruz. Hâlâ balayı tadında yaşıyoruz.

İnsan sizin evinizi şöyle hayal ediyor; bir tarafta sürekli müzik çalıyor, diğer tarafta senaryolar yığılmış… Sanat dolu bir ev mi sizinki? – Evet. 22 saat sanat, iki saat spor. Siyaset, politika, dünya üzerine konuşuyoruz ama merkezimiz hep sanat oluyor. Birbirimizle işlerimiz konusunda fikir alışverişi yapıyoruz. Ters düştüğümüz noktalardaki kararlarımız birbirimizin hayatına da etki edeceği için doğru bildiğimizi yapsak da kararlarımızı yine de uzun uzun tartışıyoruz.

‘Yatağımı paylaşmak benim için dans etmek gibi” diyen bir adamdınız. Evlilik sonrası libidosunuzda kayıp yaşanıyor mu? – Hayır (gülüyor). İkimizin de heyecanından ve ateşinden bir şey eksilmedi. Sadece radar yön değiştirdi. Artık dışarıya gözüm kapalı.

LIDERLER EŞLERININ FIKIRLERINE DAHA FAZLA SAYGI DUYMALI Hayatınıza giren kadınlardan ne öğrendiğiniz? – Adam olmayı.

“Bir erkek ne yapıyorsa bir kadın için yapıyordur” derler… Katılıyor musunuz? – Doğuran, hayata getiren, Allah’a daha yakın olan kul kademesindeki kudretlinin kadın olduğu düşüncesindeyim.

Kadınların dünya savaşı çıkaracak kadar güçlü olabildiğini ve başını yastığa koyduğunda sohbet ettiğin son insan olduğunu unutmamak lazım. Dünyayı yöneten liderlerin de eşlerinin fikirlerine daha fazla saygı duymaları gerek, duymayanlarsa varoluş sebeplerini tekrar gözden geçirmeli.

ÜLKENIN NEŞESI ÇALINDI, KEYFI KAÇTI, DÜZENI BOZULDU.. Bir dönem kliplerinizde seksi kadınlar, öpüşme sahneleri bolca vardı. Günümüz Türkiye’sinde bunları yapabilir misiniz?

Eski klipleri, dizileri ve filmleri göre biraz daha konservatifliğe gidildiği aşikar. Eski filmler bugün çekilemez hale geldi. Ben sansürün her türlüsüne karşıyım. Sanatın ve sanatçının yüzde yüz özgür olması gerektiğine inanıyorum. Alıcısının; kendi süzgecinden geçirerek kendisine ya da çevresine alacağı şeyi seçebileceği kanaatindeyim. Bunun baştan sansürlenmesi bana çağdışı geliyor. O yüzden biraz muzdaribim.

Peki Türkiye’nin bugünün nasıl görüyorsunuz? – Ülkenin neşesi çalındı, keyfi kaçtı, düzeni bozuldu. Birçok sebepten ötürü her yerden saldırı altındayız ama her türlü zorluğu da atlatabilecek güçteyiz. Biraz aklı selim, biraz daha hoş görülü, anlaşmacı olarak sorunların çözülebileceğini hayal etmek istiyorum.

Bu yüzyılın belki de en talihsiz dönemlerine denk geldiğimiz için zaman zaman hayıflansak da maalesef yaşayacağımız dönemi biz seçemiyoruz. O yüzden yaşadığımız dönemi güzelleştirmek için elimizden geleni yapmalıyız.

Korkuyor musunuz? – Tehlike gerçek, korku seçimdir. Ben korkak bir insan değilim.

Peki aklınızı, ruhunuzu korumak için neler yapıyorsunuz? – En karanlık gecenin ardında her zaman aydınlık bir sabah var. En güzel ilaç, dostlarım. Bana en iyi gelen şey de rakı sofrasındaki grup terapileri. Çok fazla müzik dinliyor, her yeni çıkan işi takip ediyorum. Bol bol okuyorum.

ATATÜRKÇÜ VE LAIK BIR CUMHURIYET ÇOCUĞUYUM ‘10. Yıl Marşı’ ve ‘Gençlik Marşı’nı yeniden yorumlayarak gençlere sevdirdiniz. Şimdilerde bu marşların yeniden gündeme gelmesini değerlendiriyorsunuz?

Atatürkçü ve laik bir cumhuriyet çocuğuyum. Atatürk’ten bahsederken tüylerim diken diken oluyor. Böylesine ileri görüşlü büyük bir düşünürün bizim başımıza gelmiş olması bizi dünyanın en şanslı ülkelerinden biri yapıyor. Ne zaman kendimizi çaresiz hissetsek sığınılabilecek, onurlu, güvenli bir limanımız olduğu herkesin kafasına kazınmalı.

Şimdilerde taraftarlar maçlarda ‘İzmir Marşı’nı büyük bir coşkuyla söylüyor. Bu marşı yeniden yorumlamayı düşünür müsünüz? – Marşların toplum üzerindeki birleştirici özelliği yadsınamaz. Yeni nesillere taşınması görevi de en başta sanatçılara düşer. Şu anda o yönde bir çalışmamız yok. Ama neden olmasın?

Malum; gündem referandum… – Siyaset ve politika üzerine ahkam kesmeyi oldum olası tercih etmedim. Ben eğlendirici olarak hep işimi yapmaya çalıştım. Ancak şu tartışılamayacak bir gerçek; demokratikleşme, ülkemizin ihtiyacı olan bir gereklilik.

Her noktada çokseslilik ülkemizi daha iyi noktalara getirir. Bu yüzden halkın fikrinin sorulması her noktada takdirimi kazanıyor. Köprü, sokak, mahalle isimlerinin dahi halka sorularak konması gerektiğini düşünüyorum. Önümüzdeki referandumun da ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.

Ülkede bütün bu olanlar şarkılarınızın ritmini nasıl etkiliyor? – Eğlenceli, neşeli şarkılar yazmak içimden gelmiyor açıkçası. Son dönem yazdığım onlarca yeni şarkım var. Altısında ‘savaş’ kelimesi geçiyor. Maalesef dünyanın içinde bulunduğu bu savaş hali hepimizi kasvetli bir sıkışmışlığa sürükledi. İstesek de istemesek de pembe laflar takınamıyoruz. Üzerimize gri ve kırmızı bir perde çekildi. Kalksın diye bekleşiyoruz.

ÇOK SATMAK, IYI BIR IŞ YAPMAK DEMEK DEĞIL ’Demedi Deme’ albümünden itibaren yavaş yavaş müzik tarzınız değişti. En sonunda da bir caz albümü çıkardınız… Niye?

Müzikte doğaçlama bana özgürlükle olan ilişkimi hatırlatıyor. Caz doğaçlamalar üzerine kurulu bir tarz olduğu için, her seferinde farklı bir performansın ortaya çıkması onu çok özel kılıyor. ‘İhtimaller’, “Ben caz dinleyicisi değilim” diyenlerin de keyifle dinleyeceği, romantik bir çalışma oldu.

Devir, ‘tıklanmalar’ın devri. Böyle bakıldığında caz ne kadar doğru bir tercih? – Fedakarlık olmadan ilerleme olamaz. İyi müziğe olan sorumluluk bilincim içimdeki yaratıcı sanatçıyı hep coşkulu tuttu. Dünyanın herhangi bir yerinde bir müzisyen kardeşimden veya bir üstattan gelen olumlu yorum beni mutlu etmeye yetiyor.

Saygın müzik eleştirmenlerinin ve iyi müzik dinleyicisinin Yılın Albümü Listeleri benim için çoğu ödülden daha değerli. ‘İhtimaller’ bugüne kadar Türkiye’de yapılmış en iyi albümlerden biri ama henüz insanlar pek duyamadı. Çünkü albüm tam 14 Temmuz’da çıktı ve malum 15 Temmuz kabusu bizim promosyon ve konser planlarımızı durdurmamıza sebep oldu. Turnelerimiz yeni başlıyor.

Müzik dünyasında hâlâ rekabette hissettiğiniz zamanlar oluyor mu, yoksa o hisler geride mi kaldı? – Öyle hissetmiyorum. Zaten listelerin hiçbirine inanmıyorum. Çünkü özel şirket ya da medya gruplarının kendi sanatçılarını korumak gibi bir içgüdüleri var. Bunu da normal karşılıyorum. Albüm satış listelerinde olmak da bana heyecan vermiyor. Çünkü benim için çok satmak, iyi bir iş yapmak demek değil.

www.turkpopmuzigi.com

www.facebook.com/turkpopmuzik

www.twitter.com/turkpopmuzigi

www.instagram.com/turkpopmuzigi

turkpopmzg@gmail.com

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
DEMET AKALIN CANLI YAYINDA SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ! DEMET AKALIN CANLI YAYINDA SİNİR KRİZİ G...

Şarkıcı Demet Akalın bugün katıldığı magazin programında canlı yayında sinir krizi geçirdi!...

MURAT BOZ İTİRAF ETTİ: ASLI ENVER’LE AYRILDIK! MURAT BOZ İTİRAF ETTİ: ASLI ENVER’...

Murat Boz'dan beklenen itiraf geldi!...

HANDE YENER KAZA GEÇİRDİ! HANDE YENER KAZA GEÇİRDİ!

Hande Yener dün akşamki konserinde kaza geçirdi!...

MURAT BOZ VE ASLI ENVER AYRILDI! MURAT BOZ VE ASLI ENVER AYRILDI!

Murat Boz ve Aslı Enver, 10 gün önce ayrılık kararı aldı!...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)
SON EKLENEN HABERLER
SÜPERSTAR VE MEGASTAR ARKA ARKAYA SAHNE ALDILAR SÜPERSTAR VE MEGASTAR ARK...

Deniz Bank'ın 20. Yılına Özel Konser! ...

DEMET AKALIN’IN “DAMGA”SI DEMET AKALIN’IN ...

Demet Akalın'dan beklenen klip!...

TUĞBA YURT “İNCEDEN İNCEDEN” ŞARKI ANALİZİ TUĞBA YURT “İNCEDEN...

Editörlerimizden Mehmet Yılmaz, Tuğba Yurt'un yeni teklisi “...

POP MÜZİĞE YENİ BİR SOLUK: MALİ DALKIRAN POP MÜZİĞE YENİ BİR SOLUK...

Mali Dalkıran, ilk şarkısını piyasaya sürdü....

IŞIL YÜCESOY’A GÖRE “HAYAT HERKESE AYNI” IŞIL YÜCESOY’A GÖRE...

Işıl Yücesoy'dan iki şarkılık single! ...

TUĞBA YURT “İNCEDEN İNCEDEN” SÖYLEDİ TUĞBA YURT “İNCEDEN...

Tuğba Yurt'un yeni şarkısı çıktı! ...

FERHAT GÖÇER KARİYERİNİ NOKTALADI FERHAT GÖÇER KARİYERİNİ N...

Başarılı şarkıcı Ferhat Göçer, doktorluk kariyerini sonlandı...

BAHADIR’DAN BİLGE NİHAN’A: “ZEHR-İ YILAN” BAHADIR’DAN BİLGE N...

Şimdi yılanlı şarkılar moda!...

SİBEL TÜZÜN’DEN İMZALI SİBEL TÜZÜN’DEN İMZ...

Sibel Tüzün, uzun süren sessizliğini bozdu! ...

BİR OKAN KURT PROJESİ: “EREN KÜRÜM” BİR OKAN KURT PROJESİ: “E...

Okan Kurt, Eren’e ilk projesinde destek oldu!...

MAGAZİN HABERLERİ