Türk Pop Müziği
Türk Pop Müziği

NADİDE SULTAN İLE ÖZEL RÖPORTAJ

Editörlerimizden İsmail Gökgez, Nadide Sultan ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdi.

07 Ağustos 2017 - 2:28 'de eklendi A+A-

NADİDE SULTAN İLE ÖZEL RÖPORTAJ

“FAN DEDİĞİN KAN VERİR”

 

Kendi çabalarımla ulaştım ben Nadide Hanım’a. Öğlende buluştuk ve akşam saatine kadar oturduk. Anlayacağınız ikisini de bezdirdim.(Sevgili menajeri Nur Öztürk abla da bizimleydi) Nadide Hanım isminin hakkını veriyor cidden. Kendisi ‘bir insan her şeye nasıl iyimser bakabilir?’ sorusunun cevabı. Bazı şeyleri aşmış, kuş gibi bildiğin. Sohbet mi ettik röportaj mı yaptık belli değil! Sanırsın ki 3 yakın arkadaş bir araya gelmiş ve hasret gideriyor. Hatta Nur Abla o kadar kaptırdı ki kendisini sohbete ‘göreceli’den esinlenerek “duyacalı” diye bir kavram kazandırdı Türk diline. Buradan Dil Kurumu’na duyurulur. Lütfen gereğini yapın! Nadide Hanım’la çok ortak yönümüz var. İkimiz de meslek lisesi çıkışlıyız. Ayağınızı denk alın he ona göre, affetmeyiz! Kardeşi de başak burcu ayrıca. Benden duymuş gibi olmayın ama “nedir bu başak burçlarından çektiğim?” diye diye isyan ediyor kadın. O kadar çekmiş ki başaklardan neredeyse ağlayacaktı, zor tuttuk. Kendimize bir de slogan uydurduk: “Fan dediğin kan verir!” Artık ben de bir NSFC üyesiyim. Kendimi övmek gibi olmasın ama-öğrenci adamın övülecek bir tarafı olamaz zaten ikisinin de söylediği bir cümle vardı. Bugün hala yankılanıyor kulaklarımda: “Sen çok başarılı olacaksın”

NADİDE SULTAN RÖPORTAJ

1) Hala öğrencisiniz değil mi?

– Evet, hala doktora yapıyorum Haliç Üniversitesi’nde. Aslında yapıyorum demek biraz doktora
yapanlara haksızlık olur çünkü doktoraya başladım bir dersimi verdim, toplam 7 ders var
zaten ve tez var. Henüz bir dersimi verdim yani.

2) Bir ara yarım bırakmışsınız o neden?

– Çalışma hayatı yoğunlaşmıştı. Senin yaşında falandım. Daha küçüktüm hatta. Hem iş hem
albüm çıkmış konserler, Avrupa turnesi falan mümkün olmadı okulla beraber devam
ettirmek. O zaman hakkımı dondurdum ilk sene. İki sene üst üste zaten bir daha dondurma
hakkınız olmuyor. Sizi direk atıyorlardı o zaman şu an nasıl bilmiyorum. Hatta biz Alişan’la bir
araya geldiğimiz zaman söyleriz, adımızı listeye beraber yazmışlardı. Atılanlar listesi.(Gülüyor)
Biz okuldan beraber atılmıştık Nadide’yle diye espri yapardık kendi aramızda. Sonra ben azim
ettim döndüm.

3) 97 yılında ilk albümünüz çıktığında üniversiteye mi gidiyordunuz?

– Evet.

4) Çok şanslısınız. Nasıl oldu peki o süreç nasıl gelişti?

– Çocukluktan beri müzik vardı. Ortaokuldan çıkıyordum müzik derslerine gidiyordum. Üsküdar
Musiki Cemiyeti sonra Müjdat Gezen sonra konservatuvar. Müjdat Gezen ve konservatuvar
devam ederken sahne de başladı. Sahne başlayınca zaten direk teklifler geliyor. Tam da pop
furyasının patladığı bir dönemdi. Birkaç yerden farklı farklı türde albüm teklifleri geldi. En son
Aydın’a(Kuşum) vokal yaparken Aydın Garo Mafyan’a bahsediyor. Garo Mafyan beni
dinlemek istiyor. Dinliyor ve çok beğeniyor. Ondan sonra bir şarkının sözlerini bana
yazdırmıştı: ‘Vuslata Beş Kala’nın. İlk albümümüz bu şekilde çıktı. Yani hep bir vokal, sahne
vardı beni o tarafa götüren. Piyasa diye tabir ettiğimiz yere çeken.

 

“EMEL SAYIN O KADAR ZARİF VE NARİNDİ Kİ ONU İZLERKEN KENDİMİ ERKEK ÇOCUĞU GİBİ
HİSSEDERDİM”

5) Emel Sayın’la da yollarınız kesişmiş?

– Evet, vokal yaptım. Çok büyük bir zevkti. Bir kere Emel Hanım’ın hem sesi çok geniş, tizlerde
inanılmaz şeyler yapar hem de çok zarif bir kadın. Onu izlerken kendimi erkek çocuğu gibi
hissediyordum. O kadar zarif ve narindi. Aralarda karşılaştığımızda sohbet ederken ne kadar
kibar anlatamam. El hareketlerini çok kullanır. Böyle hayranlıkla seyrederdim onu.

“PSİKOLOJİK OLARAK KENDİME ÇOK AMBARGO UYGULUYORUM”

6) Yazdığınız şarkıları kendinize mi saklıyorsunuz?(Soruyu duyar duymaz kahkaha patlatıyor)

– O konuda biraz kendimi serbest bırakmadım. Hep bir ambargo uyguladım kendime. Aslında
çok üretebilirim ama kendimi kısıtlıyorum. Psikolojik olarak. Yazıyorum yazıyorum
beğenmiyorum atıyorum bir kenara. Kendi yaptıklarımı çok fazla inceleyip, hırpalıyorum.

7) Benim en sevdiğim Nadide Sultan şarkısı “Aşk Beni De Al” Aradım taradım ama hiçbir yerde
bulamadım. Sizin albümleriniz neden DR’da satılmıyor?

– O şirketlerin anlaşmasıyla ilgili aslında. TMC Müzik’ten çıkmıştı. O basılalı çok zaman oldu.
Üzerinden çok zaman geçti. Yeniden basmak, dağıtmak zor gelebilir.

8) Nadide Sultan şarkı seçerken nelere dikkat eder?

– Hissediyorsam o şarkıyı ve seviyorsam söylerim. Mesela bazen mevsimsel kriterlere dikkat
ediyoruz. Slow bir şarkıyla Eylül-Ekim’de çıkabiliyoruz. Bazen dikkat etmiyoruz. Daha doğrusu
o şarkıya çok güveniyorsak ters köşe yapmayı tercih ediyoruz. Ekipçe karar veriyoruz: genelde
sanatçı, menajer plak şirketi. En mantıklısı hangisiyse onunla çıkıyoruz. Ama genelde kriter
hareketli şarkı yazın çıkarılır, slow kışa doğru çıkar.

9) En son şarkınız “Kalbimin Sahibi” 3 milyon oldu. Neden Nadide Sultan’ın şarkıları milyonlarca
dinlenmiyor?

– Aslında ne kadar şarkıyla insanlara ulaşabildiğinizle ilgili. Bazen ulaşmakta zorlanıyoruz.
Dönemsel olarak. Albümün çıktığı dönemde ülkenin durumu, basının ilgisi efendime
söyleyeyim çok piar yapamıyorsun, çok paylaşamıyorsun paylaştığınız zaman insanlardan
tepki alıyorsunuz. Bu gibi şeylere dikkat ettiğimiz için. Bir de bizi köprü olarak sunan
radyoların, televizyonların bizi ne kadar desteklediğiyle de ilgili.

10) Radyocular sizi desteklemiyor mu?

– Radyo o dönem o şarkıyı seviyor onu destekliyor. Bazen beni seviyorlar beni destekliyorlar.
Deli gibi çalar, deli gibi desteklenirse muhakkak seviyorlar onu demek istiyorum.

“SÖZ YAZDIĞIM ZAMANKİ RUH HALİMİ ANLATAMIYORUM”

11) Söz yazabilmek için ne gerekiyor?

– Ben bazen araba kullanırken bazen seyahatteyken hemen el yordamıyla telefonumu bulup
ses kaydını açıp kaydediyorum. Sonra kaydettiklerimi bir akşam oturup, toparlayıp
düzenliyorum. Bazen de uzun bir seyahate çıktığımda uçakta, bazen sahneden indikten sonra.
Genelde farklı bir ruh halindeyken çıkıyor. O ruh halini anlatamıyorum. Yaratıcı bir ruh
halinde oluyor insan o an. Yaradan herkese kendinden bir şeyler eklemiş ya. Yaratıcılık
mesela. İnsan da bunun altını sanatla dolduruyor. Bir haller geliyor sana ve yazmaya
başlıyorsun.

12) Bir şarkıyla gençleri yakaladığınızda olay bitiyor mu sizce?

– Sadece gençler dinlemiyor ki. Vallahi çocukların sevdiği, bebeklerin sevdiği şarkı da tutuyor. O
kadar ince eliyoruz sık dokuyoruz ki her şeyi düşünüyoruz aslında. Şöyle düşün siz üzerinize
bir şey seçiyor ve dışarı çıkıyorsunuz. Üç kişi çok beğeniyor beş kişi beğenmiyor. Ama siz
bunun varlığından çok memnunsunuz. Bu böyle bir iş. Bazen sizin çok sevdiğiniz bir şey yüzün
sevdiği bir şey olmuyor ama dediğim gibi bazen de öyle bir çalınır ki şarkı bir anda hit olur.
Çok çalınması da çok sevilmesine bir nedendir. Ben her zaman şunu söylerim: Biz tanıdık bir
şeyleri severiz, bizden olan şeyleri benimseriz. Çok duyduğumuz bir şarkıyı da bir süre sonra
seviyoruz. Mesela dilime bir şarkı dolandı Allah Allah ben bu şarkıyı nereden biliyorum derim.
Sürekli yolda arabada bir yerlerde o çalar hafızanıza işler.

“NEZİH: SÖYLEYELİM SULTANIM DEDİ”

13) İlk defa 2014 yılında Nezih Üçler’le düet yaptınız. Mesela neden o sizin ilk düetiniz?

– Hiç denk gelmedi. Bu şarkıyı Nezih’ten dinlemeyi çok seviyorum ben. Zaten onun bestesi. Ben
teklif ettim beraber söyleyelim diye. O da “Söyleyelim Sultanım” dedi.

14) Ufukta var mı yeni bir düet?

– Bir şarkıyla ilgili var. Şimdi olay şarkıyla da alakalı her şarkı düet olmuyor.

“MARİAH CAREY’LE DÜET YAPMAK İSTERİM”

15) Var mı böyle özellikle düet yapmak istediğiniz bir isim?

– Mariah Carey’le yapmak isterim. Geçenlerde Asuman Krause’yle görüştüm “bu şarkıyı
beraber söyleyelim mi kız” dedi. Sesi güçlü olan bütün hanımlarla düet yapmak isterim.

“BENİM İÇİN YAZ DEMEK İĞDE KOKUSU VE KONYA DEMEK”

16) Konyalısınız. Konya’yı seviyor musunuz? Gidip geliyor musunuz?

– Akrabalarımız var. Burada doğduğum için tabi ki çok bilmem Konya’yı. Çocukken bütün yaz
tatillerimizi orada geçirirdik. Çok severim. Benim için yaz demek iğde kokusu ve Konya
demek. İğde ağaçları, ıhlamur ağaçları kavak ağaçları çok vardı ananemin bahçesinde. O
kokuyu her aldığımda Konya’yı hatırlarım.

“ERKEK FATMA GİBİ BİR KIZDIM”

17) Hazır çocukluğa dalmışken. Nasıl bir çocuktunuz? Haylaz ya da tam tersi?

– Tam tersi. Ben ortaokulda açıldım. Erkeklerle takılan, erkek Fatma bir kıza dönüştüm. Çete
gibi geziyorduk. Okula beraber gelip giderdik. Kimse de yanıma yaklaşamazdı. Kimse çıkma
teklifi etmeye cesaret edemezdi. Ama ortaokul 2’ye kadar hiç annesinin dizinin dibinden
ayrılmayan, müzikle ilgili ve evde oturan, çok dışarıda oynamayan kontrol atında bir
çocuktum. O zamanlar annemin yanından ayrılırsam sanki ona bir şey olacakmış gibi gelirdi. O
yüzden annemi bırakmak istemezdim.

18) Ailenin sizin için anlamı nedir?

– Çok ailesine bağlı bir insan olduğumu söylemeliyim. Bence dünyanın en güzel hazinesi. Ne
kadar hata yaparsanız yapın sizi bir şekilde kabul eden onlar olur. İnsanlar sizi sevmediğinde
bile onlar sizi sebepsiz severler. Bir sebebi olmasına gerek yok aslında. Sadece aile olduğunuz
için severler. Gerçekten çok kıymetli kardeşlerim, annem ve babam.

19) Sizin söylediğinizle basının algıladığı şeyler arasında çarpıtma oluyor mu?

– Geçmişte çok oldu. Ben ve ekibim üzerinden. Basın o zaman biraz daha saldırgandı. Magazin
basını bu arada. 90’lı yıllarda özel televizyonun yeni çıkmasıyla ilgili kimin ne yaptığının çok
denetlenmediği, herkesin kafasından bir şey tutturduğu o zamanda bir pop patlaması var,
şarkıcı patlaması var ben hatırlıyorum o dönemde magazinci arkadaşlar da biraz acımasızdı.
Biz de ne yaptığımızı ne söylediğimizi nereye gideceğini bilmiyorduk. Ben zaten çok
küçüktüm. Hangi lafım nereye gider bilemiyordum hangi hareketim nasıl anlaşılır
bilemiyordum dolayısıyla bol bol malzeme veriyordum.

20) Gündem.. Gündem.. Gündem… Şu anki gündemimiz Aleyna Tilki. Ne düşünüyorsunuz konu
hakkında?

– Geçmişte de çok erken yaşta bu mesleğe atılanlar oldu ama bu onun doğru olduğunu
göstermez. Tabi bu ailesinin izin verip vermemesiyle ilgili bir şey. Aile izin veriyorsa kimse bir
şey diyemez. Kimseye laf düşmüyor. Söylemlerine gelince.. Çocuk yani daha o. 17 yaşında
kime mikrofon uzatsanız çok komik şeyler söyleyebilir. Onu eleştirmek ne kadar doğru olur?
Bazen empatiyi unutuyoruz. Bir şey söylerken onun da duyguları olduğunu onun da bir hayatı
olduğunu onun da üzülebileceğini unutuyoruz.

21) Sahnede nasıl bir Nadide Sultan var?

– Benim sahnemde müzik performansı, ses daha önemli. Dans vb. şeyler daha geride olmalı.

22) Ödülleriniz çok mu? Sayar mısınız? Bir odada mı topluyorsunuz? Ne yapıyorsunuz?

– Valla bir oda dolusu ödül var. Bir ara taşınırken bir-iki aylığına depoya koydum. Depoyu su
basmış, ben tatildeyken. Kurtaramadık maalesef bir kısmı gitti. Renkleri soyuldu, içindeki
yazılar gitti.

23) Sizin için popüler olmak mı daha önemli yoksa kalıcı olmak mı?

– Bir şeylerin gerektiği kadar popüler olması lazım ki insanlar duysun. Tabii ki kalıcı olmak
benim dileğim. Popülarite her şey için güzel bir şey. Herkes popüler olmak ister, herkes sever.

“SANATÇILARIN BİR SPORCU GİBİ DİKKATLİ YAŞAMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

24) Bir sanatçı olarak neler yapıyorsunuz peki sesinize dikkat etmek için?

– Uykuma dikkat ederim. Gece geç saatte yemek yemem. Bol su içmeye çalışırım. Kulak burun
boğaz çok önemli bizde. Bir doktor gibi derslerde bunları öğreniyoruz.

25) Nadide Sultan hiç “bir günde dikkat etmeyeyim can boğazdan gelir” demiyor mu?

– Zaman zaman sıkıldığım ve boşladığım oluyor ama genel olarak disiplinli yaşıyorum.

26) Disiplin varsa işin içinde spor da vardır o zaman?

– Hem Fitness yapıyorum hem Pilates. Hocam şu anda anne oldu yeni doğum yaptığı için 1-2
hafta ara verdik. Ben de bu arada salmış oluyorum işte kendimi.(Gülüyor)

“KALICI OLABİLMEK EN BÜYÜK İDDİADIR”

27) Şarkıcılıkta iddianız var mı?

– Yaptığım şarkının kalıcı olması önemli benim için. Ben hissediyorsam ve seviyorsam insanlar
da o şarkıyı sevsin isterim. Bu en büyük iddiadır aslında. Hem popüler hem de kalıcı şarkılar
bırakabilirsiniz mesela. Ajda Pekkan en büyük örnektir. Keşke herkes Ajda Pekkan olabilse..

KEŞKE HERKES AJDA PEKKAN OLABİLSE”

“AJDA PEKKAN’A VOKAL YAPMIŞLIĞIM VAR”

28) Ajda Hanım’ın meselesine değinmişken ne düşünüyorsunuz? Hiç bir araya geldiniz mi?

– Ebru Yaşar’ın Bu Sahil’de diye bir albümü çıkmıştı. Biz genç vokal grubu olarak-stüdyo
vokalistliği çok kıymetli bir iştir herkes yapamaz ve gruplara ayrılır-yola çıkmıştık arkadaşlarla.
Bu Sahil’de albümünün vokallerini yaptık. Osman İşmen ve onun stüdyosunda. Çok meşhur
oldu o şarkı ve bizi Ajda Pekkan çağırdı. Kendi albümü için “ben o çocukların vokal yapmasını
istiyorum” demiş. Biz ona vokale gittik elimiz ayağımız titreyerek. Elimden tutmuştu benim ve
“Ne kadar güzel yaptınız çok teşekkür ederim” demişti. Hiç unutmuyorum onu. Çok
etkilenmiştim mesela. Sonra da 2012 senesiydi galiba Kuruçeşme Arena konseri biz
kulisteydik. Perdenin arkasından izledik.

29) Fanlarınızla aranız nasıl? Buluşmalar oluyor mu?

– Oluyor. Yaptık da ama fan başkanımız Almanya’da yaşıyor öteki başkanı da İzmir’de yaşıyor.
Müthiş bir ağımız var. Sürekli haberleşiyoruz.

“NEFRET İNSANA YÜKTÜR, KİMSEYLE KÜS OLMAYI SEVMİYORUM”

30) Düşmanlarınızla aranız nasıl Nadide Hanım?

– Varmıdır bilmiyorum. Birebir tartışmalı olduğum kimse yok. Çünkü küstüğüm insanlarla bile
bir süre sonra hani bana bir merhaba dese de barışsak kafasında dolaşıyorum. Kimseyle küs
olmayı sevmiyorum. Nefret insana yüktür. İnsanın içindeki bir alev topu gibi hep onunla gider
gelir. Bence insanı sıkar. Onun için zamanla bunu tamamıyla hayatımdan çıkardım.

31) Ne olursa sinirlenirsiniz?

– Beni aptal yerine koyarlarsa ona sinirlenirim. Aileme ve sevdiklerime bir şey yapılırsa o zaman
gözüm döner.

32) Teknolojinin yaygınlığı ve kullanımı hakkında ne düşünüyorsunuz?

– Hayatımızı çok kolaylaştırdı. Teknoloji olmadan çok zorlanırım. Kısa bir süre elektrik gidince
bile ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Bir yandan kötü bir şey bu kadar bağlı olmak. Günde birçok
kez sosyal medyaya bakarım, telefona bakarım ama o sürekli elinden düşürmeyen tiplerden
de değilim.

33) Gençlere nasıl bakıyorsunuz? Gidişatları iyi mi sizce?

– Ben çok ümitliyim gençlerden. Bir ara gençlere dair umudumu yitirmiştim. Çok boş olduklarını
hiçbir şeyle ilgilenmediklerini düşünüyordum. Ama kısa bir süre önce fikrim değişti.

34) Hiç şarkı verdiğiniz oldu mu?

– Yıllar önce no-name birisine şarkı verdim.(No-name:ünlü olmayan) Albümü çıktı mı çıkmadı
mı ondan bile haberim yok. Linet’e bir şarkı hazırlamıştım ben. Metin Özülkü’yle yapmıştık.
Sonra o şarkı yine bana döndü. Belki ben çıkarırım.

35) Bu devirde albüm yapmak akıl işi midir?

– Arşivlerde kalsın isteğiniz varsa albüm yapabilirsiniz. Paylaşmak istediğiniz 10-12 tane şarkı
olduğunda mantıklı. Ama genel olarak single daha pratik. Eskiden mesela 45’likler varmış,
plaklar tek şarkı tek şarkı. Günümüzde de ona dönüldü gibi bir şey bence.

36) “Kalbimin Sahibi” isimli şarkınızın klibinde eşinizle çalıştınız. Sizi anlayan birisiyle çalışmak nasıl bir
duygu?

– (Kahkahalar atıyor) Çok heyecanlandım. Çok komikti hallerim. İlk yarım saat bütün ekip bana
güldü. Yarım saat sonra açıldım.

https://www.youtube.com/watch?v=9o5IXI1n1r4

37) Oyunculuk-Radyoculuk- Sunuculuk yok yok sizde. En çok hangisi?

– En çok şarkıcılığı seviyorum. İkinci sevdiğim komedi oynamak.

38) Teklifler geliyor mu size bu konuda?

– Geliyor. Tiyatro bile geliyor. Eğer çok güzel kendimi anlatabileceğim, kendimi
oynayabileceğim bir şey gelirse değerlendiriyorum. Oyunculuk-Şarkıcılık bunlar doğal
yetenekler ama bunların üzerine çalışmış olmanız da gerekiyor. Bir Haluk Bilginer, bir Şener
Şen bir Zuhal Olcay bu insanlar ne getirseniz oynarlar. İçlerinden o insanı çıkartabilirler. Çok
da hayran olduğum isimler bu arada. Ben kendi içimden başka insanlar çıkarma konusunda
pek iddialı değilim. O yüzden kendime daha yakın bulduğum işleri değerlendiriyorum. Komedi
oynamak isterim.

39) “Vazgeç Kalbim”in yönetmenliğini siz yaptınız. Bu bir ilk. Nasıl bir deneyimdi?

– Zaten harika bir görüntü yönetmenimiz vardı. Ben ne istediğimi anlattım. Hakan(Yonat-
Yönetmen-Eşi) bana birkaç tüyo verdi. Tamamıyla müzisyenlerle dolu bir klipti. Çok zor
değildi. İçinde animasyonlar falan olsaydı üstesinden gelemezdim.

“HAYATTA SEVGİ İLE ÇÖZÜLEMEYECEK ŞEY YOK”

40) Hayatta kendinize örnek aldığınız sözler var mıdır?

– Hayatta sevgiyle çözemeyeceğiniz hiçbir şey yok. Çok belki optimist bir yaklaşım ama
maalesef insanları çok seviyorum ve umudumu hiç kesmiyorum. Yalnız kalmayı sevmem.
İnsanlarla olduğum zaman neşem ganidir.

“PETSHOPLARIN TARZI HOŞ DEĞİL”

41) İnsanlarla olmayı seviyorsunuz onu anladık da hayvanları peki?

– Ölürüm, ölürüm. Özellikle köpekleri çok sev erim. Hele yavruları. Alerjim olduğu için evde
besleyemiyorum. Ben mesela hayvanların kısırlaştırılmasına karşıyım-bana kızmasınlar da
şimdi-küçük yerlere hapsedilmesine de karşıyım, kapalı yerde kalmaları hoşuma gitmiyor.
Bence daha özgür yaşamalılar. Büyük bir eviniz varsa bahçede deli gibi koştursun o köpek
ama bir oda bir salon ev içerisinde o koşamıyor, oynayamıyor. Petshopların stilini
sevmiyorum. Cama, minik minik kutulara hayvanları koyuyorlar. Petshopların tarzını
değiştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Çok büyük sorumluluk hayvan bakmak. Çocuk gibi.
Ben evde yokken aklım kalır, üzülürüm.

42) Bir sanatçı için en büyük şey dünyaya güzel eseler bırakabilmek midir? Siz ne düşünüyorsunuz
bu konuda?

– Çok doğru ifade ettin. Benim de düşüncem bu yönde. Öldüğünde arkanda güzel bir eser
bırakabiliyorsan ne mutlu sana. Bir Neşet Ertaş, Ajda gibi efsaneler Türkan(Şoray) Hanım gibi.
Kimler geliyor kimler geçiyor ama bir Türkan Şoray’dan her dönem bahsedersin.

43) Nadide Sultan sektörde nasıl var oldu?

– İşimi çok severek, sahnemle var olduğumu düşünüyorum. Çünkü sahnedeki performansınız
çok önemli. İşinizi seviyorsanız ve iyi de yapıyorsanız sürdürebiliyorsunuz.

44) Şarkıcı olmasaydınız ne olurdunuz?

– Hastanede staj yaparken bize orada ‘doktor hanım doktor hanım’ diyorlardı. O zaman doktor
olmaya pek heveslenmiştim. Derslerim de iyiydi. Doktor olabilirdim.

45) İstanbul’da yaşayan birisi olarak burayı seviyor musunuz?

– İstanbul’u çok seviyorum. Burada doğdum büyüdüm. Anadolu Yakası’nı daha çok severim.
Sahil yollarını severim. Lise yıllarım Beykoz yollarında geçti. Denizi çok seviyorum. Denizin
ortasında yaşayabilirim o derece. Ege’yi de çok severim ama.

46) Müzik programları katılan gençler için yararlı mıdır sizce?

– O bir yarışma programı ama aynı zamanda bir şov. Tanıtımında bile ‘TV Şovu’ yazıyor. Tv şovu
olan bir şeyin insanlar için şu derece faydalı bu derece faydasız diye konuşulması bence
yanlış. Gayet güzel bir yarışma, müzik var, jüriler çok eğlenceli çok da yetenekli gençler
çıkıyor. Genç-yaşlı herkes katılabiliyor. İnsanlara bir şans sunması açısından güzel.

“HERKES BELGESEL İZLİYOR AMA MAGAZİNDEN HABERİ OLMAYAN DA YOK”

47) Televizyon izler misiniz?

– İzlerim. Herkes televizyon izlemiyorum, izlersem belgesel izliyorum diyor ama magazinden
haberi var. Böyle de bir durum var. Zaman zaman magazinde izlerim şovları da izlerim ama
dizi izlemek gibi bir sabrım yok. Çabuk ilerlemediği zaman sinirleniyorum ve bırakıyorum.

48) “Konyalım” neden bu kadar çok tuttu?

– Bizden bir şey olması yüzünden. Ben hep onu anlatıyorum. Çok ilginç bir hikayesi var. Ben
sahnede söylerdim zaman zaman. Annem gibi sevdiğim birisi hep şarkıyı albüme koy derdi.
‘Ya cici anne olmaz’ falan derdim. O albümü çıkardığım 99 yılında Sertab Erener’den Gökhan
Tepe’sine kadar herkes Halk Müziği furyasına katılmıştı. Herkes albümüne 1 tane koyuyordu.
Ben de ağır halk müziği şarkılarının peşinde koşuyordum. Kubat’la karşılaştık stüdyoda
“Selanik Türküsü’nü koyayım mı albüme” diye soru sordum. “Ya kızım sen Konyalı değil misin
Konyalım’ı koysana” dedi. Sonra koyduk ve albümün çıkış şarkısı ‘Tutuldum’ diye benim bir
bestem. Daha bir ay olmadı baktım radyolar deli gibi ‘Konyalımı’ çalıyor. Patlama etkisi yarattı resmen,
çok büyük satışlar elde ettik. Klip çekmeyi düşünmüyorduk ama patlayınca şarkı klip çekmek zorunda kaldık.

49) Sorularımı beğendiniz mi?

– Bayıldım, bayıldım! Bir kere Nur Hanım’ın(Öztürk-Menajeri) da dediği gibi başarılı olacağından
hiç kuşkum yok. Biliyorum, çünkü çok zekisin. Kalbinin iyiliğini de katıp bunu yanından eksik
etmezsen Allah da çok yardımcı olacaktır. İnsafı, merhameti cebinde sıkı sıkıya tutarak ilerle.
Çok teşekkür ederim bu güzel röportaj için.

 

İsmail Gökgez instagram >> @isogkgz
Nadide Sultan instagram >> @nadidesultanofficial

www.turkpopmuzigi.com

www.facebook.com/turkpopmuzik

www.twitter.com/turkpopmuzigi

www.instagram.com/turkpopmuzigi

turkpopmzg@gmail.com

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
İREM DERİCİ RÖPORTAJI YAYINDA! İREM DERİCİ RÖPORTAJI YAYINDA!

İrem Derici'den samimi ve çarpıcı açıklamalar!...

MURAT AZİRET İLE ÖZEL RÖPORTAJ MURAT AZİRET İLE ÖZEL RÖPORTAJ

Sitemiz editörlerinden İsmail Gökgez, Murat Aziret ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdi....

DEMET AKALIN FAN (DAF)’LARINDAN TUFAN KARAKAYA İLE ÖZEL RÖPORTAJ DEMET AKALIN FAN (DAF)’LARINDAN TUFAN KA...

Demet Akalın Fan (DAF)’larından Tufan Karakaya ile Türk Pop Müziği okuyucularına özel röportaj yaptık!...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)
SON EKLENEN HABERLER
SÜPERSTAR VE MEGASTAR ARKA ARKAYA SAHNE ALDILAR SÜPERSTAR VE MEGASTAR ARK...

Deniz Bank'ın 20. Yılına Özel Konser! ...

DEMET AKALIN’IN “DAMGA”SI DEMET AKALIN’IN ...

Demet Akalın'dan beklenen klip!...

TUĞBA YURT “İNCEDEN İNCEDEN” ŞARKI ANALİZİ TUĞBA YURT “İNCEDEN...

Editörlerimizden Mehmet Yılmaz, Tuğba Yurt'un yeni teklisi “...

POP MÜZİĞE YENİ BİR SOLUK: MALİ DALKIRAN POP MÜZİĞE YENİ BİR SOLUK...

Mali Dalkıran, ilk şarkısını piyasaya sürdü....

IŞIL YÜCESOY’A GÖRE “HAYAT HERKESE AYNI” IŞIL YÜCESOY’A GÖRE...

Işıl Yücesoy'dan iki şarkılık single! ...

TUĞBA YURT “İNCEDEN İNCEDEN” SÖYLEDİ TUĞBA YURT “İNCEDEN...

Tuğba Yurt'un yeni şarkısı çıktı! ...

FERHAT GÖÇER KARİYERİNİ NOKTALADI FERHAT GÖÇER KARİYERİNİ N...

Başarılı şarkıcı Ferhat Göçer, doktorluk kariyerini sonlandı...

BAHADIR’DAN BİLGE NİHAN’A: “ZEHR-İ YILAN” BAHADIR’DAN BİLGE N...

Şimdi yılanlı şarkılar moda!...

SİBEL TÜZÜN’DEN İMZALI SİBEL TÜZÜN’DEN İMZ...

Sibel Tüzün, uzun süren sessizliğini bozdu! ...

BİR OKAN KURT PROJESİ: “EREN KÜRÜM” BİR OKAN KURT PROJESİ: “E...

Okan Kurt, Eren’e ilk projesinde destek oldu!...

MAGAZİN HABERLERİ